Posted on

Aşkın Gölgesi

Acılar vardı, insanı allak bullak eden.
Sen seviyorsun, üzerine gelen dağlar.
Sanki her şey üstüne üstüne.
Karanlık geçitler gibi.
Oysa senin sevdiğinden farklı.

Anlamak gerek, ya da bilmek.
Aşk uykusuz, aşk eli kolu yaralı.
Kanatları kırılmış bir kuşun yuvası.
Sen bekliyorsun, sen yine içiyorsun.
Yıldızlar yorgun, yıldızlar kaçamaklı.

Bilir misin, yoksa isyan mı edersin?
Kaçıncı nöbetin uykusuz.
Kaçıncı düşüncedesin, ya da yerdesin.
Arıyorsun, hiç durmadan kovalıyorsun.
Olmuyor, seni vuran senden var.

Gelmeyince, ya da susayınca söylüyor.
O şarkı yüreğinin ucunda bir yerde.
Ağlayan yağmur mu, yoksa gökler mi?
Seni sana anlatan kim?
Seni sana açıklayan kimler?

Bilmeden üşüyorsun.
Yeryüzünde papatya arıyorsun.
Bir varmış, bir yokmuş misali.
Açıklayınca her yara karanlık.
Ah bu geçitlerin ismi ayrılık.

Seni sana söyleyen şiirler.
İsmin yankı gibi, ya da meşale.
Sorunca unutulmuyor, hep söyleniyor.
O senin sesin, o sendeki önsezi.
Aşık olduğunun tek kanıtı.
Ateşle barutun bir arada durması.
Kim ne derse desin,
Aşkın gölgesi olan ayrılığı.

Kudret Alkan / istanbul