Posted on

Uzayın Çocukları 2 – Olrak Şehri – Fantastik Bilimkurgu Gençlik Romanı

Kudret ALKAN’ın Uzayın Çocukları macerasının ikinci kitabı olan Olrak Şehri adlı bu kitap, evren, varlık, yaşam ve insana dair görme biçimini, yapma ve olma boyutuna taşımanın romanı olarak okunmalıdır. Sagun, Olrak Şehri’ne baktıkça kendini salgılıyordu. Bu hakikat, uzayın diğer çocuklarına da sirayet etmişti. Şehri ve yaşamları tek bir rüya altında toplamak, Sagun’un sanatıydı. Sagun, şehri bedensel anlamda koruduğu kadar, düşünsel ve ruhsal anlamda da korumak istiyordu.

Şehrin kaderi, Sagun’a ve uzayın çocuklarına bağlıydı. Ölüm, yıkım kusan Cano, yangın gibi ilerliyordu. Ordusu çöl gibi yayılıyordu. Savaşın salgıladığı çığlık, yok oluş ve hiçlik, koyu, yapışkan bir sel gibi taşmakta, önüne çıkan her şeyi yıkmaktaydı. Kötülük ustası Cano’ya karşı, şehir kendisini sonuna kadar savunacak, direnecek, yaşama tutunacaktı. İnsanın kendine sadakati, artık kendini aşmasını gerektiriyordu…

Posted on

Uzayın Çocukları 1 – Rüyalar Vadisi – Fantastik Bilimkurgu Gençlik Romanı

Rüyalar Vadisi, okuyucuya sunduğu imgelerle mekân, zaman, biçim ve anlamca başka türden bir evren ve varoluş tarzı inşa ediyor. Rüyalar Vadisi, Kudret ALKAN’ın altı kitaptan oluşacak olan Uzayın Çocukları adlı Fantastik Macera türündeki dizisinin ilk kitabıdır.

Büyük Usta Sagun, Uzay Kafa lakaplı Emre ve arkadaşlarından oluşan Uzayın Çocukları’na inanmış ve yaşamın savunulması için tüm umudunu onların varlığına bağlamıştı. Ona göre, varoluşun yaşamı tehdit eden güçlerine karşı mücadelede gereken her şey, bu çocukların ruhunda saklıydı. Usta Sagun’un kötücül karşıtı olan Usta Cano ise ölümcül güçleri yönetiyordu. Varoluşun bu iki yüzü, Janus Başı gibi bir varlık tarzı oluşturuyordu. Bu çatışmanın estetiğinde vuku bulan hakikat, sadakat ve olay; yeni öznellikler ve yeni varoluş kipleri peydahlıyordu. Bu savaşı kazanmanın tek yolu Varoluş Kılıcı’na sahip olmaktan geçiyordu.