Posted on

Göklerin Çatırtısı

Sevgili Dünya! Ruh, tenine karışır, gökler çatırdarken. Sen ve ben, iki ince çizginin ortasına yaslanmış kalın duvarlarız. Birbirimizi sırtlarız her defasında. Sen ne kadar Tanrı’ysan, ben de bir o kadar kulum karşında. Ne kadar ışıkla kaplarsan beni, kendime ve insanlığa o kadar sevgiyim. Sen ıssız bir akşam da olsan, ben içimdeki güneşi feda edecek bir kelebeğim.

Seni sevdiğimi anlatmak ne kadar yeterli kalabilir? Bunu düşünürken, kendi kelimelerin hiç tamamlanamadığını görmek, beni sendeki doğaya götürüyor. O zaman gözlerimle, yüreğimle ve ruhumla sana tutunup aramızdaki bağın tarihim için ne kadar insanlaştığını görüyorum. Ve senin içinde uyuyan bir düş olarak kalıyorum. Sen nasıl olsa bir rüzgar verip, beni ait olduğum toprağa konduruyor, orada bir zaman gibi sonsuzluğu ilerletmemi sağlıyorsun.