Her Yerde ve Her Şeyde – Kudret Alkan

0
85

Aşk mevsimine düştüm de, gardiyan oldu şafaklar. Nasıldır, rüyanın içinde poyraz olmak. İçimde Karadeniz türküsü. Kovalanan bir intiharın içinden geçen diriliş. Hepsi benden giden bir sen. Sen içinde bendir ki, beni sürekli sana doğru sevdiren.

Nerede yanıldığını bilmeden, ya da bildiklerinin içinde kendini sorgulara vermek. Kaç yıldır düşmüşsün, ya da nereden sallanıyorsun. Şafak da sen, gün batımı da sen. Bu dolunay, bu yeni ay içinde kendimi dipsiz bir fırtınanın gelgitlerine bıraktım. Ne kadar yol alsam da, içime düşen hayalin penceremde duruyor. Yağmurları sana benzetiyorum. Sevdamı sen eyleyip, gönlümü ölüme bir kez daha çiviliyorum.

Ben ölümden korkmam ki, o benden korksun. Çünkü ben aşk doluyum.
Çünkü ölüm küçük insanlara göredir.

Neyleyim, sevda bir kere zincir vurduysa. Bu aşk zamanından önce doğmuşsa.
Ben senin sonralarını ve öncelerini bildiğim için, seni senden daha iyi sana veren.
Aynı zamanda kendi içinde aykırı ve bir o kadar can alıcı bir dünyayı bırakan.
Her şeyi hiç edip de kendini terk eden.
Al işte bendeki hiç kimseleri. Bırakayım da onlar ulusun kör tepelerde. Avuçlar açılsın, Yaradan’ın topraklarına. Belki bir diyar gelir de, ansızın seni bana getirir. Ve biz, bir kere daha kaderin içinden geçeriz. Kol kola, göz göze, bakışları ateş eylercesine. Bir kere daha, ya da son kez göklere.

Bitiyor ve gönül seni istiyor. Nasıl olduğunu bilmeden susadım. Nasıl olduğunu bilmeden çöl oldum. Nasıl olduysa dağları enginleştirdim. Kendimi sana dönüştürdükçe, içimden senler doğdu…

Varsa içimde hiç kimse,
Benzesin sendeki herkese.
Belki o herkes beni doğurur, bir yerde.
Belki de o yer,
Bendeki kaderi sen eder, her şeyde.

Kudret Alkan